Sırala:
30.00 
Sepete Ekle
33.00 
Sepete Ekle
60.00 
Sepete Ekle
135.00 
Sepete Ekle
33.00 
Sepete Ekle
37.00 
Sepete Ekle
26.00 
Sepete Ekle
65.00 
Sepete Ekle
43.00 
Sepete Ekle
43.00 
Sepete Ekle
40.00 
Sepete Ekle
19.00 
Sepete Ekle

Her insanın hayatında dönüm noktası olan sınavlar vardır. Bu sınavlara hazırlık; sıradan yöntem ve tekniklerle yapıldığında, alınacak sonuç da sıradan olacaktır… Oysa önemli bir sınav için, profesyonel bir hazırlık dönemi gerekir. Hazırlık döneminde yapılan her şey, sınav puanına tesir eder. Bu dönemde; hayat felsefesinden sağlık durumuna, beslenme şeklinden uyku düzenine, aile içi iletişimden karşı cinsle münasebete kadar her şey titizlikle düşünülmelidir. Başarıyı gerçekten isteyen bilinçli biri, hazırlık döneminde alacağı küçük bir tedbirin bile sıralamayı değiştireceğini bilir. Bu kitap; başarı yolunda atacağı her adımı önemseyen “idealist beyinler” için hazırlandı… Son nefesine kadar başarıdan başarıya koşmak isteyen “doruklara sevdalı yüreklere” hitap edildi.

30.00 

Sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar yaşamakta olan Suriyeli mültecilerin, kente entegre olma sorunsalına karşı yapılan profilleme çalışmasını inceleyen bu kitapta, Adıyaman kent merkezi ve ilçelerinde yaşayan Suriyeliler ile hem nicel anket hem de derinlemesine görüşme tekniği kullanıldı. Adıyaman’da yaşayan 571 sığınmacı kadının ekonomik ve sosyal uyum çalışmalarında kullanılmak üzere eğitim, sosyal hizmetler, iş hayatı başta olmak üzere profil çalışmalarının yapılarak entegrasyon süreciyle ilgili doneler elde edilip bir veri tabanı oluşturuldu. Gerçekleştirilen ekonomik ve sosyal uyum profil taraması kapsamında elde edilen bilgiler doğrultusunda detaylı bir analiz raporu hazırlandı. 20 kadınla yüz yüze derinlemesine nitel görüşme gerçekleştirildi. Dört aylık saha araştırması sonucu ortaya çıkan bu çalışmada ortaya çıkan sorunlara çözüm odaklı öneriler sunuluyor.

33.00 

Bakmak ve görmek farklı şeylerdir. İnsanları bilinçli şekilde gözlemleyip nelere dikkat edeceğinizi öğrenirseniz onları bir kitap gibi okuyabilirsiniz; çünkü okumayı bilen için her insan, baştan ayağa mesajlarla doludur.

60.00 

Yangında her saniye çok önemlidir. Yangın Söndürme Cihazlarının bilinçli şekilde, doğru ve uygun biçimde kullanılması çok önemlidir. Yangına ilk müdahaleyi her vatandaşın bilinçli yapabilmesi, birçok can ve mal kaybını önleyecektir. Yangın Söndürme Cihazlarının ortam şartlarına uygunluğunu ve yeterliliğini belirlemekte taraf olan İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlarının çoğunluğunun imalat tecrübesi olmadığından ve YSC konstrüksiyonu, teknik özellikleri ve kalitesi ile ilgili değerlendirmeye yardımcı olacak literatür, yayın ve imalat kılavuzları olmadığından YSC seçiminde zorlandıklarını düşünüyoruz. YSC servis hizmeti veren firmalar tarafından bakıldığında bu hizmeti gerçekleştiren kişilerin mesleki yeterlilik için eğitim prosedüründe de eksiklikler olduğunu düşünüyoruz. YSC imalatçılarının bu cihazların tasarım, konstrüksiyon, işlev, teknik özellikleri yanı sıra performans, bakım, tamirat ve yedek parça bilgisi içeren ayrıntılı kılavuzların bulunmaması da önemli bir problemdir. Yangın güvenlik sektörünün gelişmesi mevzuatlar ve kurumlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi bu mevzuatların bir koordinasyon altında tadil edilmesiyle mümkündür. Ancak çelişkiler giderilse dahi teknolojinin hızlı gelişmesi, elektrik, güneş hidrojen gazı gibi yeni ekolojik enerji kaynaklarının kullanılması da mevzuatların tadilatını ve güncellenmesini gerektirmektedir. Sektörümüzdeki mesleki sivil toplum kuruluşlarının tadilat konusunda öncü olması gerektiğini düşünüyoruz. Alanında uzman Fikret KIR tarafından kaleme alınan bu kitap, bahsettiğimiz boşlukların, çelişkilerin giderilmesinde ve doğru bilgiler edinilmesinde sektöre yardımcı bir kaynak olarak geniş okuyucu kitlesine ulaşacaktır.

135.00 

Sonbahar gelip rüzgârlar serin serin esmeye başlayınca insan üşüyor, daha çok eve kapanıyor. Ben de böyle soğuk bir günde evde camın dibinde oturup mahalleyi seyre daldım. Etrafa bakınırken karşı komşunun çatısındaki bir güvercin dikkatimi çekti. Olduğu yerde duruyor, etrafındaki güvercinler geziyor, oynaşıyor ama o güvercin sesiz ve yalnız, öteki kuşlara hiç karışmıyor, oynamıyor… O kuşun bir anlam veremediğim bu hali şefkatimi kabarttı, yüreğim sızladı. İnsanın eli ulaşmıyor ama şefkati uzaklara ulaşıyor işte… Bana ne diyemedim; Hasta mıdır, yaşlı mıdır? Elimden gelse doktora götüreceğim fakat nasıl yaparım? Düşünürken arka sokaktaki komşumun çocuğu aklıma geldi. Çocuk kuş meraklısı, bu işlerden anlar diyerek ona gittim durumu anlattım. Sağ olsun hemen geldi, kuşu görür görmez, “Abi bu kuş yabancı, evcil kuş. İhtimal ki kayıp olmuş onun için böyle üzüntülü” dedi.

 

33.00 

2018’in mayıs ayında Nuri Bilge Ceylan’ın “Ahlat Ağacı” filmi gösterime girdiğinde oldukça önemli bir tartışmaya sebep oldu.

Filmin jeneriğinde “Alıntılar ve Edebi Kaynaklar” arasında ismine yer verilen Polat Onat’tan, yazdığı “Taşra Mektubu”nu filmde kullanmak için izin alınmaması ve telif ücreti ödenmemesi kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı.

Görüşler iki kutupta yoğunlaştı: Kimisi “Bu durumun Polat Onat gibi tanınmamış bir yazar için önemli bir reklam mahiyetinde olduğunu, Nuri Bilge Ceylan’ın filminde bu mektubu kullanarak yazara lütufta bulunduğunu” iddia etti.

Kimisiyse “Polat Onat’ın Taşra Mektubu’nun filmde izinsiz kullanılmasının ve telif ödenmemesinin; ciddiyet içermeyen, hakkaniyetsiz ve hoyratça bir yaklaşım olduğunu” savundu.

Bu kitapta “Taşra Mektubu”nun tam metnine, yazarın yaşananlar hakkındaki görüşlerine ve itirazlarına yer verilerek bahsettiğimiz olgu farklı yönleriyle ele alınmıştır.

Konu hakkında şimdiye dek birçok insan konuştu ve yorum yaptı. Kamuoyunun “Taşra Mektubu Olayı”na bir de yazarın perspektifinden bakmasında yarar olduğu kanaatindeyiz.

37.00 

Yanan her yüreğin içine bir sevda ateşi düşer gurbet denen uzak diyarlarda. Bu bazen sevgilinin gözyaşı, bazen gül kokulu bir mendil ve bazen de postacının getirdiği bir mektup olur. Turan Işık’ın kaleminde en güzel şiirler Gazel Yayınevi etiketiyle yayınlandı.

26.00 

Geçmişte neler yaşadın? Zamanın nasıl düşüncelerle geçti? Bunları düşünürken neler hissettin? Nasıl zorluklarla karşılaştın? Bu zorluklar seni nerelere getirdi? Bu kitapta sana ait çok şey bulacağın güzel bir öyküyü okurken kendi kendine bunun gibi birçok soru soracaksın. Öyküde geçen bir olay, üç farklı kişinin bakış açısıyla üç farklı bölümde aktarılıyor. Bir olayı nasıl algıladığın iç dünyanı ortaya koyar. Bir kişi tarafından kötü yorumlanan bir olay, diğer kişi tarafından iyi yorumlanabilir. Bu bakış açısı farklı değişimlere zemin hazırlayabilir. Yazar, bu ilk öznel öykü denemesinde, her karakterin olayları kendi penceresinden nasıl algıladıklarını kendine has üslûbuyla okuyucuya aktarıyor.

65.00 

limanlardan uvertür sesleri gelir notalar bilindik bestelerden güfteler ortak yapım belli vaveyladan duyulmaz cenaze marşları oyun değişir oyuncu değişir Kalû Belâ’dan beri sonuç değişmez nedense uçurtmaya benzer duygular rengarenk bir gürültüyle vurulur gong ağızları şeker tadında çocuklar çiçekler böcekler kelebek hafifliğinde savrulur ve tek başıma çeviremem başımı gökyüzü gözleri kamaştırır güneşi göremem kimsecikler göremez güneşi

43.00 

Bilinmeyen bir aşktayım, Nefesimin acı çektiği, Düşlerimin karardığı anılardayım. Geçer mi bu anlar? Şehrin köreldiği, bulutlara mahkûm bir şema, Güneş küsse de, umutları beklemek! Bahara muhtaç bir fidan gibiyim, Dallarım sevgiye susamış, Bir mucizenin sevda tohumlarına bırakacağı iki damla, Belki de ufukta açacak bir demet sevgi bekleyeceğim…

43.00 

Hayatlar vardır kelebeklerin ömrü kadar kısa, hayatlar vardır asırlar kadar uzun. İşte bu kitapta okuyacağınız hikâyeler asırları içinde barından hayatların hikâyeleridir. Bu kitabı okurken yaşanan sıkıntıların, zahmetlerin, nasıl güzel neticelere dönüştüğüne şahitlik edeceksiniz. Malumunuz zahmetsiz rahmet olmaz. Bizler zahmete talip olduk. Allah da bizlere rahmetini nasip etti. Asrımızın en büyük sıkıntısı olan uyuşturucu bataklığına düşen bu kardeşlerimizin ellerinden tuttuğumuzda onların karanlıktan aydınlığa çıktığına şahit olduk. Uyuşturucu bu gün herkesi tehdit ediyor. Her kesimden insanı hedef almış durumda. Benim çocuğum kullanmaz demeyiniz. Çünkü bu güne kadar gelen bağımlı kardeşlerimizin ailelerinden en çok duyduğum söz “Benim çocuğum kullanmaz diye düşünüyordum.” olmuştur. Bir daha böyle hayatlar yaşanmaması ve toplumda bilinç oluşturulması amacıyla hazırladığımız bu kitabın vesilesiyle bir gizlilik hastalığı olan uyuşturucu bağımlılığının Türkiye’de daha iyi anlaşılmasını sağlayacağımıza inanıyorum.

40.00 

Bizler çocukların dünyasına girdiğimizde hep birbirimizi takip eden çizgilerde ilerliyoruz, belki pek azımızın aklından onların hayal dünyasını sınırlamadan da onlarla vakit geçirmenin mümkün olabileceği düşüncesi geçiyor. Genelde çocuk hikâyeleri bir olay ve onun beraberinde resimlerden oluşur ama ben istedim ki hiçbir çocuğumuzun hayalleri kalıp resimlerle sınırlı kalmasın, her çocuğun ağacı, çiçeği farklı olsun bu yüzden ebeveynlerin çocuklarını keşfedeceği, çocukların ise dilediği gibi bir görsel şölen oluşturacağı minik hikâye kitabını sizlere sunmaktayım. Ben yazarken çok keyif aldım umarım ebeveyn ve çocuklar için de benzer duygular yaşanır.

19.00