Sırala:
15.00 
Sepete Ekle
15.00 
Sepete Ekle
7.50 
Sepete Ekle
14.00 
Sepete Ekle
14.00 
Sepete Ekle
12.50 
Sepete Ekle

Bazen en gür sesle bir haykırıştır şiir, bazen yüreğinin en derin bir yerinde demlenen duygulardan bir susku. Bergüzar kalsın, en içten suskular, en içten duygular, en içten haykırışlar hisli yüreklere… Şiir yüreğe çöreklenmiş aşkların, acıların, sevdaların… kalemin ucundan çığlıklarla damlayışıdır. Aklın zapt edemediği asi kalbin, seni bir başına yapayalnız bırakıp sevgiliye koşuşudur. Hiç kavuşamayacağın sevgiliyi rüyada görme heyecanının kendi gelen tebessümüdür. Şiir, yüreklerin karanlık odalarında hapsedilmiş gizlerin can bulduğu, özgürlüğe yelken açtığı duygu denizidir. Kapkaranlık bir gecede siyah bir karıncanın ezilişini görebilme, rüzgara kapılmış bir kelebeğin yok oluşunun yüreğe keskin bir dokunuşudur. Şiir, insan, şiir sevgi, şiir dünya, şiir yaşam, şiir su, şiir ateş velhasıl şiir sensin.

15.00 

Dünyanın koşuşturması bahanesiyle insanoğlu ne dünyadan haz olur oldu, ne yaratılmış olduğunu hatırlar oldu. Kendine verilenlerle özgür irade arasında bocalarken ne yazık ki unuttu bir kader yolcusu olduğunu. Derdi kederi sorgulamak olmayan ama hayatı daha dolu yaşatmak ve yaşamak için mısraların gücüne inanan Saadet Demirci’nin mısralarında güzel bir yolculuk sizleri bekliyor. Bizleri birleştiren kaderin bir bildiği olmalı…

15.00 

Şiir; derin duyguların eseri olup, boş sözlerin ayıklandığı kelimeler topluluğudur. Şiir; az sözle çok şeyi ifade etme sanatıdır. Şiir; yaşayanların dili, yaşananların tercümanıdır. Şiir; sözün öze tesiridir. Şiirin amacı; duygulara tercüman olmaktır. Şiir yazabilmek için; dert ekmeğiniz, aşk suyunuz olacak. Şair; hayata dair her hâli, az ve etkili sözlerle formüle edip sunabilendir. Şair; duygulara hitap eder. Şairin amacı; dert ile dertlenmektir. Dertsizseniz, dert sizsiniz demektir. Aşk; aklın duygulara göçüdür. Duygular aşkın yaylasıdır. Aşkın dili sevgi ve barıştır. Dini, ırkı mezhebi olmaz. Aşka hiçbir maharet karşı koyamaz. Aşk ferman dinlemez. İlham; insanın gönlünden diline süzülen davetsiz özel misafirdir. Ziyareti kısa sürer, ilgilenirseniz hediyenizi alırsınız, ilgilenmezseniz boş geçer. İlham; nerede, ne zaman geleceği belli olmaz. Bütün emek hoş bir sada bırakabilmektir.

7.50 

Sevgi ne idi usta? Onu eritmek mi? Besleyip pişirip olgunlaştırmak mı? Tutsaklaştırmak mı? Özgürleştirmek mi? Onun yerine düşünüp karar vermek mi? Yoksa onun düşüncelerine önem vermek mi? Sensiz yaşayamam demek mi? Sensiz de yaşarım deyip Senle yaşamayı seçiyorum mu? Saplanıp kalmak mı? Gerektiğinde vazgeçebilmek mi? Söyle usta bana hangisi sevgi? Sevgiyi bilmiyoruz usta Bir gün çalış ve gel Sevgiyi anlat bize usta Öyle kısa kesme Şunu bitirelim deyip işleştirme Sadece konusu olsun Mesai kısıtlaması değil Sınırsız bir süre sana Sen anlat usta

14.00 

Yıllar bana soğuk bir düş kırıklığı içerisinde geldi. Hayat denen olgu her ne engel varsa serdi önüme… Kara kışlara demir attım. Önce yürümem gitti elimden, ardından kollarım zayıfladı, kemiklerim eğildi ve en sonunda nefesimde çekildi ciğerlerimden… Geriye bir canım kaldı benim, yitip de artan bir tek canım! Sessiz bir dümende, tek pencereden bakar oldum hayata… Yalnız doğdum ve yalnız bir odaya hapsoldum. Her daim mutluluğu yalnızlığımda aradım. Yoktu çığlıklarımı duyan! Ailem bile anlamadı beni… Her şeye rağmen en büyük destekçim ailemdi; özelliklede annem. Yıllarca hep içime akıttım gözyaşlarımı… Sessiz çığlıklara büründüm. Sonunda çıkışı şairlikte buldum ve şu felsefeye inandım: Sessiz Çığlığını Dile Getiremiyorsan; Yaz O Zaman!…

14.00 

Kişinin kendi iç dünyasında, kendisine kalan yaşamında, kendine bilinçaltı bir önder seçer. Eğer seçtiği önder sevgi yolu ise içinde ne kadar yasak cümleler barındırsa da bu sevgi yolu sizi yıldızlar ülkesinin kırmızı gelincik çiçeğine götürecektir. Yeter ki yaşam yolunuz sevgi yolu olsun.

12.50